efendim kısa bir zaman öncesi itibariyle yeni bir güne başlanmış bulunuyordu. yeni yılın ilk ayının onuncu gününe gelmişizdi bile. zaman gerçekten hızlı geçiyordu. az evvelde bahsetmiş olduğum içine girmiş bulunduğumuz yıl,ay ve gün aynı zamanda bilmem kaç yaşıma girmemi ya da bilmem kaç yaşımı bitirmemide anlatmakta idi. hangisidi o girilen mi söyleniyodu yoksa biten mi yoksa sen doğduğunda bir yaşındamı oluyorsundu. sonuçta kulaklarada otuz diye yankılandığında insanı bi irite eden rakamlara artık az kalmaktaydı. geçen süreçte iyiden iyiye bir meyve gibi olgunlaşılmıştı / olgunlaşılmaktaydı. tabi bir takım sarkıtlar dikitler balkonlarda vücudun bilumum yerlerinde oluşmakta,bazı bölgelerde portakal kabuğu görüntüleri göze çarpmakta, bazı tepelerde artık ekin bitmemekte, nadas falanda bi işe yaramamaktaydı. gerçi maden olan yerde ot bitmezmiydi neydi.
neyse neydi ve sanırsam artıkın yine yeniden bu yeni isimli mekanda zaman zaman birlikte olunması gereklidi artıkın. ve umutlar bunun öncekilere benzememesidi. hayırlısıydı tabe.
aşkınıza ve şerefinizeydi.
neyse neydi ve sanırsam artıkın yine yeniden bu yeni isimli mekanda zaman zaman birlikte olunması gereklidi artıkın. ve umutlar bunun öncekilere benzememesidi. hayırlısıydı tabe.
aşkınıza ve şerefinizeydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder